17 Ağustos Depremi 10 Yaşında, Ya Deprem Bilinci ?

Tam 10 yıl dile kolay… Ya yüreklere, ya beyinlere ya geride acısıyla kalanlara? Dün akşam da show tv ana haber bülteninde seyredince öfkem kabardı… Depremzedelere verilen konutlara nasıl akbaba gibi saldırıyorlar bir izleseydiniz… O insanların çektiğini birisi çekiyor mu acaba o herşeye kadir devlet adamlarımız? Ah ah konuşmaya, içimdeki öfkeyi paylaşmaya öyle ihtiyacım var ki, ama yooook mazallah ergenekonun içine düşüverir bu zavallı kendi halinde blog ta… Ben onların dilinden bir şey söyleyeceğim e tabi ne kadar gerçekten inanan olduklarını yine Allah bilir… Dileğim o başlarda oturan ve belki de pek çoğumuzdan daha zayıf bir inanç ve vicdan taşıdığı halde dini duyguları sömüren, güç dengesinde birer kukla haline gelen her geçen gün ülkeyi biraz daha felakete sürükleyen yüzünde nuru kalmamış, artık her gördüğümüzde keyfimizin kaçtığı, bu güzelim Atatürk Cumhuriyetine ihanet eden, devletin kendileri olduklarını sanan ama aslında çok büyük bir yanılgıya düşen o bir kaç avuç şahsiyet; hiç düşünmeden, hiç hissetmeden aldığınız her adımda karşıdakilerin canını ne kadar yakıyorsanız dilerim ki canınız 10 kat daha yansın…

17agustosdepremi

resim : dijimecmua.com

Amsterdam’daki Uçak Kazası

Beni bütün gün televizyon başında tutan ve gerçek anlamda kalbimi ağrıtan bu üzücü olayın üzerinden her zaman söylendiği gibi ölen insanlarımıza Allah’tan rahmet ve geride kalan yakınlarına da sabır ve başsağlığı diliyorum. Ama burada söylemeden edemeyeceğim bir nokta var ki o da Türkiye Cumhuriyeti’nin hava yolları kurumunun ve devlet birimlerinin ne kadar aciz olduğu… Seyrettikçe bir yandan üzüntüden parça parça olurken bir yandan da sinirden adeta delirdim. Yazıklar olsun Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyetine ki böyle aciz böyle kontrolsüz böylesine zavallı bir hale gelen bir devlet olmaya başladık. Amsterdam Hollanda vize işlemlerinde kolaylık sağlayıp kazazede ailelerini kabul ediyor diye teşekkür eder ezik ezik sırıtır  hale geldik… Sen koskoca Türkiye Cumhuriyetisin ve senin bürokratik ve siyasi hakların var… Yeşil pasaport diye bir imkan varken, ver tüm aile yakınlarına süreli yeşil pasaportunu dur arkalarında aslanlar gibi ama neymiş Asterdam Hollanda bize o mucizevi kolaylığı sağlamış ne denebilir ki… Ben daha pek çok şey söylerim, ama giden gitti ne işe yarar ki… Tekrar Türkiye’nin başısağolsun… Hava yolu yöneticilerini o iki Edi ve Büdü gibi ekranda hiçbir duyguyu aktaramayan üstelik yalan dolan ve yalakalık yapıcam diye halkı çileden çıkaran halleriyle beni de delirten o iki yöneticiyi esefle kınıyorum, hatta istifa sebebi olarak görüyorum…

Cumhuriyet Gazetesi 84. Yıldönümü - 62. Yunus Nadi Ödülleri Töreni…

Biz de eşim Hakanla bu güzel onurlu gururlu gecede  orada bulunmaktan mutluluk duyduk.

Bu sevgi yüreklerimizde büyüdükçe bu hedef gün be gün daha geniş bir kitleye ulaştıkça ülkemize zeval gelmez…! Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün bize bıraktıklarına ihanet edenlere karşı dim dik ayaktayız!

Ne Mutlu Türküm Diyene! 

 

Kemal Atatürk’ün adını koyduğu Cumhuriyet Gazetesi,
7 Mayıs 1924 ‘te yayın hayatına başlarken kurucusu
Yunus Nadi, kaleme aldığı ilk başyazısında yayın ilkelerini
şöyle açıklıyordu:

”Cumhuriyet, ne hükümet, ne de parti gazetesidir. Cumhuriyet,
yalnız cumhuriyetin cumhuriyetin bilimsel ve yaygın anlatımıyla
demokrasinin savunucusudur. Cumhuriyet ve demokrasi fikir ve
esaslarını yıkmaya çalışan her kuvvete karşı mücadele edecektir. ”

Yunus Nadi’ nin kurduğu, Nadir Nadi’ nin kurumsallaştırdığı
Cumhuriyet Gazetesi; ilkelerinden ödün vermeden 1924′ ten beri
yayın hayatını sürdürüyor. Nadir Nadi’ nin 1991 yılında aramızdan
ayrılmasından sonra eşi Berin Nadi’ nin önderliğinde kurulan ve
başkanlığını İlhan Selçuk’ un üstlendiği Cumhuriyet Vakfı, Türkiye’ de
örneği olmayan bir yapılanma ile gazetenin varlığını ve bağımsızlığını;
okurların da haber alma özgürlüğünü ve gerçekleri öğrenme hakkını
güvence altında tutuyor.

CUMHURİYET

23 Nisan … Çocuklar… Çocukluğunu Yaşayanlar mı Çocuk, Yaşayamayanlar mı?

cocuklar.jpg

Çocuklar…

Hangi kelimeleri kullansak boş, bu güzelliği tarif edecek kelimeleri seçmek zor…

Belki daha önce düşünmemiş olabilirsiniz ama, bugün bir defacık düşünseniz kim bilir belki de aklınızda parıl parıl parıldayan fikirler uçuşabilir, belki de dünyada ne çok çocuğun çocukluğunu yaşayamadığını düşünebilir ve bunun için birşeyler yapabilirsiniz…

africanchildren2.jpg

sa-bush-mh_medium.jpg

332917830_ebb7d41308.jpg

children_432_x_296.jpg

070726131327.jpg

http://www.unicef.org/turkey/

Adresinden bilgi edinebilirsiniz…

Kar

“Kar Kıyamet” diye adlandırırız hep bu beyaz örtüyü, çünkü onu kıyamete çeviren sebepler vardır… Görevini umursamayan, kar olmayan günde araçları yollara yığan, kar yağdığında ise ortadan kaybolan hayalet belediyelerimiz vardır çünkü… Oysa canım vatanım Türkiyem öyle güzeldir ki karlarla, ama bir karın tadını bile çıkaramaz özgürce… Evlerimizde olmaya uğraşırız elimizden geldiğince, kapanırız, oysa neler geçer gider avuçlarımızın arasından… Birgün bu düzen bu devran değişir mi bilinmez diyerek karın en acı hallerinin dışındaki masum yüzünü de görmeyi deneyin der, her zaman olduğu gibi yönetime, idareye lanet edip noktamı koyarım….

kar-tanesi.jpg

Laik Türkiye Cumhuriyeti’ne Bunu Yapamayacaksınız!

 MHP AKP işbirliği ile türbanın ülkemizin üzerine kabus gibi çökeceğine inananlara sesleniyorum!

Hayır!

Hayır!

Hayır!

Bu Laik Türkiye Cumhuriyeti’nin başına hiçbir zaman gelmeyecektir!

Sadece aşağıdaki karikatürlerde olduğu kadarla kalacaktır….

icler-acisi-ulkemin-dusmani-turban.gif

icler-acisi-ulkemin-dusmani-turban-1.jpg

icler-acisi-ulkemin-dusmani-turban-2.jpg

icler-acisi-ulkemin-dusmani-turban-3.jpg

icler-acisi-ulkemin-dusmani-turban-4.jpg

“Biz Kaç Kişiyiz” Oluşumunu Anlamak, Türkiye Cumhuriyeti’ni Kurtarmak!

Belli bir süredir ortalarda dolaşan bir oluşum var, neydi adı, tamam güç bela hatırlıyorsunuz, “ Biz Kaç Kişiyiz” Sivil Toplum Örgütü. “Aman o da nedir, yine gençleri kullanıyorlar, yine Milliyetçilik duygularını sömürecek fırsat kapısı buluyorlar, bunlar düzen düşmanı, ne işinize ne haddinize sizin Türkiye’yi kurtarmak,  anarşistsiniz işte!”.

Biliyorum okuyunca kimilerine çok güzel geldi ilk paragraf, gayet tatlı, kulak okşar nitelikte ince ince kafanızdakileri yansıtıyor diye düşündünüz. Ama gerçek nedir biliyor musunuz, siz sadece kendinizi aldatıyor, kendinizi kullandırıyor, ruhunuzu büyük bir istismara açıyorsunuz. At gözlükleriniz de pek şık, son moda galiba pek “AK – PAK” …

Ülke at gözlüklerinin tarihe karıştığı beyinlerin gözünden bakıldığında büyük bir buhran içinde bulunmaktadır ve işin en acı ve ciddi yanı ise bu buhrana sebebiyet verenlerin devlet kadrosunu bizzat oluşturanlar olmasıdır. Göz göre göre tabak içinde servise hazır bir Türkiye yaratmaya uğraşanlar ne yazık ki bu ülkenin emanet edildiği devlet kurumunun ta kendisidir. İnsanın içini acıtan, yüreğini boğan bu durum her geçen gün biraz daha ciddiyetini ve etkisini arttırmakta, Türkiye Cumhuriyeti her geçen gün yeni bir oyuna dahil edilmektedir. Bu olanların sorumlusu kimdir peki diye durup düşündüğümüzde karşımıza çıkan yine aynı kişilerdir ve bu kişiler yazımın birinci paragrafını okuduklarında pek erken davranmış, pek çabuk sevinmişlerdir, tıpkı yaptıklarına pek erken, pek çabuk sevindikleri gibi. Ama yanılmaktalar, çok büyük bir gafletin içine sürüklenmekteler, çünkü karşılarında ülkelerini kanlarının son damlasına kadar savunacak, kalbinde gerçek vatan sevgisini taşıyan, ruhu, beyni aydınlık ışıl ışıl bir topluluk yer almaktadır ve adı “Biz Kaç Kişiyiz Sivil Toplum Örgütü”dür. Gün gibi karşılarında duran bu gerçek, güneş kadar sıcak, gökler kadar uçsuz bucaksız, Türkiye Cumhuriyeti’nin bugünkü en güzel gerçeğidir.

 Bu oluşumu anlamak, özümsemek, bir parçası olmak vatanına bağlı her Türk’ün ödevidir, görevidir. Birlikten kuvvet doğar, birlikten yenilik doğar, özellikle bu birlikten Türkiye Cumhuriyeti’nin umudu, kurtuluşu doğar.

Ne yapıyor bu birlik? Bu birlik çok şey yapıyor; yalanın riyanın karşısında dikiliyor, kimsenin itiraz etmediği haksızlıklara baş kaldırıyor, göz göre göre Türkiye Cumhuriyeti’ne zarar verilmesine engel olacak yepyeni bir oluşumu destekliyor. Ülkesinin ekonomisine, hukukuna, eğitimi öğretim sistemine, en önemlisi “Laik” kimliğine elini sürmeye cüret edenlerin ellerini şiddetle geri itiyor ve var gücüyle insanını, vatandaşını uyandırmaya uyarmaya çabalıyor. Demokratik kavramının çatısı altına sıkıştırılan, tıkıştırılan tüm çağ gerisi kalmış sistem girişimlerine olağan gücüyle “Hayır” diyor. Ülke içerisinde yeni sınırlar, yeni ayrılıklar yaratmaya uğraşanların inadına ellerin kenetlendiği sonsuza ulaşacak bir insan zinciri kuruyor, Mustafa Kemal Atatürk gibi bir Önderi bir Mucizeyi Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusunu, Aydınlık Işığını ortadan kaldırmaya uğraşanları ise yine o aydınlık ile gün ışığına çıkarıp, Atasını son nefesine kadar savunmaya yemin ediyor. Dinimizi ahlakımızı hiç tanınmamış bir hale getirerek bize karşı silah olarak kullananların adaletsizliğine inat, dinimizi ahlakımızı, geleneğimizi göreneğimizi aslı astarıyla yüzlere binlere milyonlara anlatıyor. Bu ülkenin umuduna , gençlere sesleniyor, onları pembelere kırmızılara boyanmış yalanlarla değil, gerçeklerleve vatan sevgisiyle, Mustafa Kemal Atatürk zihniyetiyle, Milliyetçilikle, Onurla, Haysiyetle donatıyor, kulaklarından içeri girmeye uğraşan palavralardan , oyunlardan onları arındırıyor.

Pek çoğumuz suçluyu dağda diye belleğimize kazımış durumdayken asıl suçlular içeride ülkenin atar damarlarında sinsice haince ilerlemekte, meclisin devletin her kurumunun içerisine sinsice sızmaktadır. Büyük güç  diye tabir edilen ülkelerle oturulan pazarlıkları kaçımız biliyoruz? Karşılıklı oturulan bu pazarlıkların konusu haline getirilen Türkiye Cumhuriyeti’nin bir vatandaşı olarak susmaya devam mı edeceğiz? Asla! İşte bu ASLA’nın arkasında duruyor “Biz Kaç Kişiyiz Sivil Toplum Örgütü” …

Peki siz neredesiniz? Ayaklarınızın altına bir başka bakın bu defa … O bastığınız metrekarenin derinine inin bir defacık bile olsa, düşünün, okuyun, öğrenin, ne çok can verilmiş uğruna! Ne büyük , ne akıl almaz fedakarlıklar yapılmış uğruna!

Ne değişti bugün? Neden bu umursamazlık, neden bu KÖR-SAĞIR-DİLSİZ bakış açısı? Yoksa sizi de mi içi boş bir kutuya çevirdiler, yoksa siz de mi kaybettiniz yolunuzu, unuttunuz mu  varlığınızı neye borçlu olduğunuzu? Yoksa artık siz de sadece Türkiyeli misiniz? Tükenip gitti mi bilinciniz?

Yoksa siz de mi kendinize ihanet ettiniz? Cevap “HAYIR” ise , HEDEFİNİZ “BİZ KAÇ KİŞİYİZ” !

Saygılarımla

Sihem TACHOULİ USTA

www-sihemtachouliusta-com.JPG

9 Aralık - Ankara - Anıtkabir’i Ziyaretimizden Kareler…

 9 Aralık günü Ankara Tandoğan Meydanı’nda gerçekleşen Hukukuna Sahip Çık Mitinginin ardından Atamızı da ziyaret ettik, işte o güzel anları sizlerle paylaşmak istedim, ama sakın resimlerle yetinmeyin, mutlaka Anıtkabir’i ziyaret edin …

 

9aralik-ankara-anitkabir-ziyareti-001.JPG

9aralik-ankara-anitkabir-ziyareti-002.JPG

9aralik-ankara-anitkabir-ziyareti-003.JPG

9aralik-ankara-anitkabir-ziyareti-004.JPG

9aralik-ankara-anitkabir-ziyareti-005.JPG

9aralik-ankara-anitkabir-ziyareti-006.JPG

9aralik-ankara-anitkabir-ziyareti-007.JPG

9aralik-ankara-anitkabir-ziyareti-008.JPG

9aralik-ankara-anitkabir-ziyareti-009.JPG

9aralik-ankara-anitkabir-ziyareti-010.JPG

9aralik-ankara-anitkabir-ziyareti-011.JPG

9aralik-ankara-anitkabir-ziyareti-012.JPG

9aralik-ankara-anitkabir-ziyareti-013.JPG

9aralik-ankara-anitkabir-ziyareti-014.JPG

9aralik-ankara-anitkabir-ziyareti-015.JPG

9aralik-ankara-anitkabir-ziyareti-016.JPG

9aralik-ankara-anitkabir-ziyareti-017.JPG

9aralik-ankara-anitkabir-ziyareti-018.JPG

9aralik-ankara-anitkabir-ziyareti-019.JPG

9aralik-ankara-anitkabir-ziyareti-020.JPG

9aralik-ankara-anitkabir-ziyareti-021.JPG

9aralik-ankara-anitkabir-ziyareti-022.JPG

9aralik-ankara-anitkabir-ziyareti-023.JPG

9aralik-ankara-anitkabir-ziyareti-024.JPG

9aralik-ankara-anitkabir-ziyareti-025.JPG

9aralik-ankara-anitkabir-ziyareti-026.JPG

9aralik-ankara-anitkabir-ziyareti-027.JPG

9aralik-ankara-anitkabir-ziyareti-028.JPG

9aralik-ankara-anitkabir-ziyareti-029.JPG

9aralik-ankara-anitkabir-ziyareti-030.JPG

9aralik-ankara-anitkabir-ziyareti-031.JPG

9aralik-ankara-anitkabir-ziyareti-032.JPG

9aralik-ankara-anitkabir-ziyareti-033.JPG

9aralik-ankara-anitkabir-ziyareti-034.JPG

9aralik-ankara-anitkabir-ziyareti-035.JPG

9aralik-ankara-anitkabir-ziyareti-036.JPG

9aralik-ankara-anitkabir-ziyareti-037.JPG

9aralik-ankara-anitkabir-ziyareti-038.JPG

9 Aralık - Tandoğan Meydanı - Hukukuna Sahip Çık Mitinginden Kareler …

 Hukukuna Sahip Çık Mitingindeydik eşim Hakan ve ben bu haftasonu kuzen Özkanı’da alıp yüreğimizden geldiğince haykırdık, “Tarafsız Yargı - Bağımsız Adalet” !

Daha fazla söze ne hacet, karelerde var o enerji, o toprak bayrak aşkı…

9-aralik-ankara-tandogan-001.JPG

9-aralik-ankara-tandogan-002.JPG

9-aralik-ankara-tandogan-003.JPG

9-aralik-ankara-tandogan-004.JPG

9-aralik-ankara-tandogan-005.JPG

9-aralik-ankara-tandogan-011.JPG

9-aralik-ankara-tandogan-012.JPG

9-aralik-ankara-tandogan-006.JPG

9-aralik-ankara-tandogan-007.JPG

9-aralik-ankara-tandogan-008.JPG

9-aralik-ankara-tandogan-009.JPG

9-aralik-ankara-tandogan-010.JPG

9 Aralık - Ankara Tandoğan Meydanı - Biz Kaç Kişiyiz Sivil Toplum Platformu Buluşması

ankara-tandogan-bizkackisiyiz.JPG

HUKUKA, HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNE, HUKUKÇUMUZA VE ADALETE SAHİP ÇIKIYORUZ…
HALK HUKUKUNA SAHİP ÇIKIYOR…

 

 

 

Cumhuriyet idaresi ve hukuk “kimsesizlerin kimsesi”ydi.
O’ cumhuriyetimizin kurucusu, Mustafa Kemal Atatürk, öyle diyordu…
Şimdi bizi kimsesiz bırakmak istiyorlar.
Edirne’den, Ardahan’a uyan Türkiye…
Hukukumuzu, bizi biz yapan, bizi ayakta tutan adaleti çalıyorlar…
Hukukun Üstünlüğü İlkesini yaşatmak için adalet istiyoruz.
Halk hukukuna sahip çıkacak.
Canları pahasına hukuk diyenlere, cumhuriyete, ulusa sahip çıkanlara, sahip çıkacağız.
Hukukumuzun da, hukukçumuzun da sahibi: Laik cumhuriyettir. Türk ulusudur.
Millet hukukuna da, hukukçusuna da dokundurtmaz.
9 Aralık’ta hukukumuzu Ankara Tandoğan meydanında koruma altına alacağız.
Kimsesiz kalmamak için, 9 Aralık’ta Ankara’dayız.
Vatan, namus ve ahdevefa için, hukukun üstünlüğü için herkesi herkesi herkesi, Tandoğan meydanına çağırıyoruz.

BİZ KAÇ KİŞİYİZ SİVİL TOPLUM PLATFORMU

http://www.bizkackisiyiz.com

Ozan Arif - Ya Bu Kanı Durdurun Ya Millet Durduracak

BU KANI DURDURUN

Her taraf kan kan kan.. her taraf şehit yası
Ya bir ana ya bir dul ya yetim ağlaması
İşte bu Türkiye’nin bugünkü manzarası

Yetmez mi akan kanlar,yetmez mi sönen ocak?
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.

Devletin kaderini elinde tutan beyler
Şehitlerin ardından bol nutuk atan beyler
Artık lafı bırakın,yanıyor vatan beyler!

Bu yangını, vahşeti kim sona erdirecek?
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak

Boş lafa doyduk beyler! Soyunuz söndü mü hiç? !
Hiç evlat verdiniz mi? Bağrınız yandı mı hiç? !
Askerdeki oğlunuz tabutta döndü mü hiç? !

Hiç acı çektiniz mi yürekler yardıracak?
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.

Buna terör demeyin, diyene şaşıyoruz
Terör derken taa baştan hataya düşüyoruz
Ne terörü efendim, bir savaş yaşıyoruz

Savaş! Evet savaş bu PKK bir oyuncak.
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.

Bu savaşı görmeyen gözleri suçluyoruz
Eşkiya, terör gibi sözleri suçluyoruz
Devleti değil amma sizleri suçluyoruz

Sizsiniz toparlayıp, derleyip, derdirecek.
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.

Asker, polis, özel tim görevini biliyor.
Görevini bilmeyen geriye kim kalıyor?
Siyasiler aksaklık bütün sizden geliyor

Millet sizi takipte, takibi sürdürecek.
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.

Özel timden bahsettik gitmeyelim uzağa
Mesela özel timi kimler aldı kızağa
Kim düşürdü devleti böyle adi tuzağa

Şimdi çıkıp kim bunu hayıra yorduracak
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.

Saysam şimdi bitmez ki yaptığınız gafları
Pkk’ ya çok özel çıkartılan afları
Kiminizin ağzında federasyon lafları

Bu laflar başınıza çok çorap ördürecek
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.

İşte böyle hepiniz ayrı telden çalarsa
Polisin tuttuğunu mahkemeler salarsa
Mahkum ceza evini tünel açıp delerse

Bu yarayı başka kim saracak, sardıracak?
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.

Demokratik çözümmüş, CMUK’muş,falan, filan
Demokratik yollarla savas mı olur ulan?
Artik lafi birakin plan yapilmis plan

El alem yurdumuza baska yurt kurduracak.
Ya bu kani durdurun, ya millet durduracak.

İki yol var efendim, iki yol tartilmalı:
Ya verip kurtulmalı, ya vurup kurtulmalı.
Hiç vatan verilir mi? bu vatan Türk’ün malı!

O zaman tek yol kaldı:hasmi olan vuracak.
Ya bu kani durdurun, ya millet durduracak.

Ne zaman ki kararlı, kesin bir yol izlenir
Tespit sağlam yapılır, yapılan da gizlenir
Çok sürmez bu çakallar bir ayda temizlenir

Ah ulan ah sizdeki fırsat bizde olacak…
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.

Ne yapıyor bu itler? sınırı geçiyorlar,
Askerin yeri belli vuruyor, kaçıyorlar,
Girdikleri bir in var, göğe mi uçuyorlar?

Bulunmalı bunlara açılan kahpe kucak.
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.

Kapatın o bölgeyi Allah kulu girmesin.
Ne yerli ne yabanci basın yayın görmesin.
Dizi gibi her akşam televizyon vermesin.

Gayet sessiz, sedasız, kazınsın köse bucak.
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.

Aynı dilden konuşun PKK kalleşine,
Dağlarin zirvesinde tankın, topun işi ne?
Özel tim ve komondo takılsın bak peşine,

Ondan sonra görelim kim kimi kırdıracak.
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.

Ama batı bozarmış ağzınızın tadını,
Bozmuş zaten bırakın şu batının adını,
Yahu vatan gidiyor batının avradını!

Batı elbet ipe un serecek, serdirecek.
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.

Amerika, Avrupa körüklüyor bak işte,
İran, Irak, Suriye hepsi aynı bok işte,
Müslüman Türk’ün dostu yok gardaşım yok işte!

Düşmanın vazifesi kıracak, kırdıracak,
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.

Haydi bunlar dışardan, bir de bunun içi var.
Sayın bakın mecliste PKK’nin kaçı var.
Biri kancık, bildigim en az yirmi ***i var.

Çıldıracak gibiyim vallahi çıldıracak!
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.

Hele bir vekil var ki; devlet maaş veriyor,
Gardaşı da dağlarda Türk askeri vuruyor.
Vekilimiz olan da zevkten bıyık buruyor.

Bu kafada gidersek daha çok vurduracak.
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.

Meclis Türk’ün girmisler, Türk’ü de kovuyorlar,
Ne biz Türk’üz diyorlar, ne Türk’ü seviyorlar,
Milletin meclisinden, millete sövüyorlar,

Bu meclis bu itleri, ne kadar ürdürecek?
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak

Dikkat edin milletin ayranı kabarmasın,
Temennimiz netice su noktaya varmasın,
Kehanete lüzum yok eğer bu kan durmasın

Bu defteri bu millet kendisi dürdürecek
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.

Türk Milleti bu işe el korsa arkadaşlar,
Ne Tendürek Dagi’ndan ne de Cudi’den başlar,
Millet önce meclisi, önce sizleri haşlar.

Tutumunuz bu işi kötüye vardıracak.
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.

Kürdü, Lazi, Çerkezi, bir ağacın dallari,
Bu ağacin adı Türk, daha çoktur kolları.
Ağaca balta vuran Ermeni’nin dölleri.

Kürt, ARiF’in gardaşı, bu gardaşlık duracak.
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.

Ozan ARİF

Yeditepe Üniversitesi - Terörü Tek Yürek Halinde Protesto Etti!

Bildiğiniz gibi Türkiye son günlerde yaşanan terör olayları yüzünden ayakta! Bu tepkilerden en güzeli de Yeditepe Üniversitesi’nden geldi, size yemin ediyorum üzerimize kovayla dökercesine yağmur yağdığı halde kimse dur durak bilmedi, zature eder cinsten bir hava şartı yanan kalpleri yavaşlatamadı bile!

yeditepe-protesto-001.jpg

yeditepe-protesto-002.jpg

yeditepe-protesto-003.jpg

yeditepe-protesto-004.jpg

yeditepe-protesto-005.jpg

yeditepe-protesto-006.jpg

yeditepe-protesto-007.jpg

yeditepe-protesto-008.jpg

yeditepe-protesto-009.jpg

yeditepe-protesto-010.jpg

Protesto ile ilgili bilgi ve görüntüler için izleyiniz:

http://www.youtube.com/watch?v=rh14yB4vE5c

Yeditepe Üniversitesi’nde düzenlenen terör protestosunda, İstanbul Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı ve üniversitenin mütevelli heyeti başkanı Bedrettin Dalan ve bazı öğretim görevlileri, şehitlerin isimlerinin okunmasıyla birlikte gözyaşlarına boğuldu. Teröre lanet mitingleri Türkiye’nin her yerinde genişleyerek devam ederken, bu sese üniversiteler de ortak oldu. Yeditepe Üniversitesi öğrencileri, üzerlerine giydikleri siyah elbiselerle terörü kınamak için ellerinde Türk bayraklarıyla rektörlük binasının önünde toplandı. Yeditepe Üniversitesi Atatürkçü Düşünce Kulübü’nün organize ettiği eylemde yaklaşık bin kişilik grup, bardaktan boşanırcasına yağan yağmura aldırmadan sloganlarla terörü lanetledi. Grup, “Kukla Barzani”, “Şehitler ölmez vatan bölünmez” sloganları attı. Bu sırada Dağlıca’daki terör saldırısında hayatını kaybeden şehitlerin isimli okunurken, İstanbul Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı ve üniversitenin mütevelli heyeti Başkanı Bedrettin Dalan ve öğretim üyeleri duygulanarak ağlamaya başladı. Öğrenciler yapılan basın açıklamasının ardından dev Türk bayrağıyla birlikte sloganlar atarak sağanak yağmura aldırmadan yol boyunca yürüdü. Polisin yoğun güvenlik önlemi aldığı bölgede eylemciler dağıldı. Öte yandan bir grup ilköğretim öğrencisi ise ellerindeki Türk bayraklarını sallayarak terörü protesto etti.

Kaynak : http://www.sondakika.com/haber-yeditepe-universitesi-nde-teror-protestosu/

Sonraki sayfa →

Related Posts Widget for Blogs by LinkWithin