Yeditepe Üniversitesi - Terörü Tek Yürek Halinde Protesto Etti!

Bildiğiniz gibi Türkiye son günlerde yaşanan terör olayları yüzünden ayakta! Bu tepkilerden en güzeli de Yeditepe Üniversitesi’nden geldi, size yemin ediyorum üzerimize kovayla dökercesine yağmur yağdığı halde kimse dur durak bilmedi, zature eder cinsten bir hava şartı yanan kalpleri yavaşlatamadı bile!

yeditepe-protesto-001.jpg

yeditepe-protesto-002.jpg

yeditepe-protesto-003.jpg

yeditepe-protesto-004.jpg

yeditepe-protesto-005.jpg

yeditepe-protesto-006.jpg

yeditepe-protesto-007.jpg

yeditepe-protesto-008.jpg

yeditepe-protesto-009.jpg

yeditepe-protesto-010.jpg

Protesto ile ilgili bilgi ve görüntüler için izleyiniz:

http://www.youtube.com/watch?v=rh14yB4vE5c

Yeditepe Üniversitesi’nde düzenlenen terör protestosunda, İstanbul Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı ve üniversitenin mütevelli heyeti başkanı Bedrettin Dalan ve bazı öğretim görevlileri, şehitlerin isimlerinin okunmasıyla birlikte gözyaşlarına boğuldu. Teröre lanet mitingleri Türkiye’nin her yerinde genişleyerek devam ederken, bu sese üniversiteler de ortak oldu. Yeditepe Üniversitesi öğrencileri, üzerlerine giydikleri siyah elbiselerle terörü kınamak için ellerinde Türk bayraklarıyla rektörlük binasının önünde toplandı. Yeditepe Üniversitesi Atatürkçü Düşünce Kulübü’nün organize ettiği eylemde yaklaşık bin kişilik grup, bardaktan boşanırcasına yağan yağmura aldırmadan sloganlarla terörü lanetledi. Grup, “Kukla Barzani”, “Şehitler ölmez vatan bölünmez” sloganları attı. Bu sırada Dağlıca’daki terör saldırısında hayatını kaybeden şehitlerin isimli okunurken, İstanbul Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı ve üniversitenin mütevelli heyeti Başkanı Bedrettin Dalan ve öğretim üyeleri duygulanarak ağlamaya başladı. Öğrenciler yapılan basın açıklamasının ardından dev Türk bayrağıyla birlikte sloganlar atarak sağanak yağmura aldırmadan yol boyunca yürüdü. Polisin yoğun güvenlik önlemi aldığı bölgede eylemciler dağıldı. Öte yandan bir grup ilköğretim öğrencisi ise ellerindeki Türk bayraklarını sallayarak terörü protesto etti.

Kaynak : http://www.sondakika.com/haber-yeditepe-universitesi-nde-teror-protestosu/

Binler Bir Olsun, Binlerin Boynunu Büken Kahrolsun!

Türkiye’de neler oluyor, vatandaş ne kadarını biliyor? Bu soru şu sıralarda yoğun olarak yaşanan gündemde aslında bir yanı acı, bir yanı tatsız, ama çok farklı soru ve cevapları da ardından getirebilecek bir soru. Son 5 yılda gelinen nokta bize nasıl bir Türkiye vadediyor? Önümüzdeki süreç hangi yönlerden bizleri etkileyebilecek bir süreç? Bilinçli veya bilinçsiz verilen oylar Türkiye’yi hangi basamağa taşıdı? Dış güçler, iç dinamikler, çıkar planları, terör derdi, daha sayılabilecek pek çok kavramın üzerinde izler bıraktığı bu topraklarda tam olarak durum nedir?
Karışık, içi fazlasıyla yoğun ve bir o kadar düşündürücü bir paragrafla giriş yaptığımın farkındayım, aslında çok çok çok daha yoğun, çok daha içimden geldiği gibi yazmak isterdim ama işte o noktada bugünün Türkiyesinde “vatandaşlıktan çıksın” azarını atan Sayın Başbakandan çok daha ağır bir azar işitmekten çekiniyorum (Keşke şaka yoluyla da olsa şu son yazdığım sizleri biraz olsa da düşündürse). Ben bu konulara çok saygı duyduğum aydın kişiler, hocalarımız, çok saygı değer yazarlarımız, yürekli insanlarımız gibi 24 saatimin 18 saatini ayıramasm da , elimden ve yüreğimden geldiğince zaman zaman paylaşımda bulunmayı çok istiyorum. Belki bir üniversite son sınıf öğrencisi olarak , belki bir kız evlat olarak , belki bir eş olarak, kimi zaman arkadaşlarımın tanıdığı Sihem olarak ama temelde bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ve sonuna kadar Türk olan bir insan olarak çeşitli pencerelerden bakmaya çalışarak bu satırları yazıyorum …
Son günlerde yaşadıklarımız hangimizi üzmedi ki? Gencecik insanların aslında vatanları toprakları uğruna, bir yandan da bir hiç yüzünden kesinlikle ufacık da olsa bir değeri bile olmayan terörist zihniyetin yarattığı son durum uğruna hayatlarını kaybetmeleri, arkalarında kalan sevdiklerinin, ailelerinin içine düştüğü haksız ve sonsuz acılı hale hangimiz üzülmedik ki? Bunlar her terör saldırısından sonra, toprağa verdiğimiz her şehidimizden sonra yazılan çizilen ve yine bir dahaki acıya kadar ortadan yok olan satırlar değil mi? Neden? Buna bizler mi izin veriyoruz?
Eşime askerlik görevi sırasında komutanı tarafından söylenen bir şey, verilen bir nasihat beni de eşimi de fazlasıyla etkiledi. Saygıdeğer askerimiz, komutanımız “televizyonda karşılaştığımız şehit haberlerini zaplamamamız gerektiğini, sonuna kadar seyretmemizin gerektiğini” vurgulamış … Düşündüğümüzde bu gerçekten de çok önemli , sizler de kendinize sorunuz, o haberleri “içim kaldırmıyor, ruhum kararıyor” gibi bahanelerle geçiyor musunuz, geçmiyor musunuz? Bu ne kadar doğru? Aynı şey bizlerin de başına gelse , sevdiklerimiz o hale düşse ne kadar ilgisiz kalabiliriz? Bu sadece kendimizi sorgulamamız gereken konulardan bir tanesi …
Ülkeyi bir Barzani’nin abuk subuk tehditlerine karşı yanlız bırakan hükümete ne demeli ? Neden bu suskunluk oyunu? Bu delice sessizlik stratejisi , kandırma, göz boyama toplantıları, daha neler neler?
Neden bu Amerikacılık ? Nedir bu uşaklık merakı? Menfaat yarışı içerisinde bir damla su uğruna milleti boğazlatma yarışı… Ağır konuşuyor olabilir, belki de bazı kişileri kızdırıyor olabilirim, ama susmak bana yakışmıyor, susmak Türk Milletine yakışmıyor, bize faydası olmuyor, sustukça susuyoruz, tepkilerimizi köreltiyor öylece seyrediyoruz … Bu topraklar kolay mı kazanıldı ki şimdi bu kadar kolayca parsel parsel pay edilmeye uğraşılıyor?
Neymiş bu özelleştirme? Bir ülkenin milli servetleri dış yatırıma yabancıya peşkeş çektirilir mi? Ülkenin en önemli konularından birisi olan iletişimi yabancının eline teslim edilir mi? Sen git onu yabancı hakimiyetine sun! Olacak iş mi bu? İletişimini yabancının eline ver, en kıymetli bölgelerini yabancıların eline ver, onlara mal mülk edinme hakkı ver, bölünmeye bölücülüğe taban hazırla, kendi vatandaşına, yatırımcına kan kustur, ama kendi menfaat kümenin içerisinde olan iç düşmana elinden gelen fırsatı verip, şehir planlarını mahvet, ülke ekonomisine arka arkaya darbe vur, nedir bu göz göre göre yapılan vatan hainliği , vatan düşmanlığı? Nedir tüm bunlara karşı bizlerin suskunluğu?
Gelelim Anayasa konusuna … Bir ülkede kişisel menfaatin öne geçtiği bir yönetime, bir siyasi makama hangi konularda ne kadar güvenebiliriz? Ülkemizin geleceği ile oynanmasına ne kadar izin verebiliriz? Gözümüze gözümüze sokulduğu halde ısrarla görmek istemediğimiz anlamsız ve menfaatçi tutumu daha ne kadar görmezlikten gelebiliriz? Askerimizi elden geldiğince ülke kaderinde, yönetiminde savunmasında geri planda bırakma arzusu sadece elle sayılır bir avuç insan tarafından farkedilmiş olamaz! Oyla – Onayla işbirliği adını verdiğim sistem bu felaketler mekanizmasının köklerinin iyice salındığının farkına varamadık mı? Bu dehşet mekanizmanın temelleri bu yeni anayasa ile atılmaya çalışılmaktadır. Herşey yine bir kenara, Ulu Önderimiz Atamız Mustafa Kemal Atatürk’ün yeni nesilin kalplerinden beyinlerinden siyasi anlayışlarından milli düşüncelerinden, algılama sistemlerinden çıkarılmaya çalışılması nasıl olur da kabul görebilir? Laiklik kavramı, Laik Türkiye Cumhuriyeti kavramı nasıl olur da milletin gözü önünde “Ilımlı İslam” şekline dönüştürülmeye uğraşılır? Nasıl bütün bunları gerçekleştirmek için ellerde tutulan baş silah “Yeni Sivil Anayasa” anlayışı tepkisizce karşılanabilir? Nerde Türk vatandaşları? Nerde bugüne gelme uğrunda canını malını feda eden dedelerin ninelerin torunları? Şu noktada nasıl susulur?
Ya terör? Ya bölücülük? Ya bu lanet katilllik? Kardeş kardeşin ölümü karşısında suskun kalır mı? Susup öylece kenardan seyreder mi? Artık yeter! En başta da söylediğim gibi sosyal hayat içerisindeki kimliklerimle ben bile buna karşı haykırıyorsam bunca Türk evladı susabilir mi?
Bu oyunlarda suçlular kimler? Bilinçsizce oy veren ama yine de kendilerince bir umutla ve belki de yanlış yönlendirmelerle oy verip bu hükümete kapıları açan vatandaşlarımız mı, yoksa onları bilinçlendirme adına hiçbirşey yapmayan aydınlar , eğitim öğretim görevlileri mi, akademisyenler mi, muhalefet mi? Medyayı da unutmayalım! Satın alınmış medya bu yolun en büyük paspası olmuş halde. Kanaltürk – Yeniçağ Kanalı – Avrasya Tv dışında kendi devlet televizyonumuzun bile ne kadar yanlı ve yanıltıcı yayın yaptığını daha kaç kişi haykırmalı? Yeniçağ Gazetesi ve Cumhuriyet Gazetesi dışında hangi gazete vatandaşını olması gerektiği gibi bilgilendirmiş ki? Seçim zamanında bile muhalefet cephesi ne kadar becerebildi insanını aydınlatmayı ? Cumhuriyet Mitingleri gibi tarihe yazılmış mitingleri organize eden insanlar ve kuruluşlar kadar hangimiz bir çaba gösterdik? Hangimiz bir Tuncay Özkan kadar boğazımızı yırttık, kalbimizi kanatırcasına haykırdık? Hangimiz bir Tuncay Özkan kadar kendimizi kaybettik meydanlarda binleri bir etmek için? Ama asla geç değil! Aslında tam zamanı haykırmanın, bir olmanın bütün olmanın!
Biz vatanımızı kanımızın son damlasına kadar koruruz, biz asırlara hükmeden Türk’üz ! Bugün mü susup kalacağız? Bugün mü olduğumuz yerde duracağız? Hayır!!!!
http://www.bizkackisiyiz.com/
Bütün olmak için!
Saygılarımla
Sihem Tachouli USTA

Anneler Ağladı Yine, Yine Güller Soldu…!

anneler-agladi_guller-soldu.jpg

 Yara üstüne yara, kayıp üstüne kayıp, ben konuşamıyorum en doğru yorumlar

Kanalturk Televizyonunda

Bu durmayan kana, vatan hainliklerine dur demek için;

http://www.bizkackisiyiz.com

Garajdan Ev Ofisine …

Bu muhteşem değişimi görünce paylaşmadan edemedim, kullanılmayan bir sürü ıvır zıvır tıkılan bir garaj istense bu hale gelebiliyor demekki ….

garajdan-ev-ofisine.jpg

Kış Geldi Ama Çiçekler Daha da Güzel Açabilir ;)

Kış geldi diye artık çiçekleri kurumaya mahkum etmek çok saçma bir fikir, ben bütün saksılarımı aldım bahçeden, üst balkonuma yerleştirdim, hem daha korunaklı, hem gözümün önünde çok daha rahat bakabiliyorum, öyle de güzel bir enerji veriyorlar ki, siz de evinizin içine bile onları gözünüzün önünde tutabilecek köşeler kurabilirsiniz, mesela duvar fikri aslında çok uygun bir fikir, hem mekandan çalmıyor, hem de boş öylesine bir duvar varsa evinizde hayat buluyor ;)

kis-cicek-duzeni-001.jpg

kis-cicek-duzeni-002.jpg

Pano Dekorasyonu Oldukça Trend …

Bu fikir artık oldukça karşılaşmaya başladığımız bir fikir halini almaya başladı… Aslında Ikea gibi alışveriş yerlerinde çeşit çeşit bulunabilen bir obje ama bence onu farklı kılacak bir fikir kendi tablolarınızı onların yerine kullanmak olabilir…. Süper bir ressamlık yeteneğine gerek yok, bir kaç fırça darbesi vurabilecek kadar ressamlık kafi ;) Aynı renk skalasında 3 farklı çalışma yapıp onları yanyana koyabilirsiniz ;)

pano-dekorasyonu-001.jpg

pano-dekorasyonu-002.jpg

pano-dekorasyonu-003.jpg

Rengarenk İç Açan Çok Cici Tuvalet Kağıtları …

Biz de istiyoruz biz de istiyoruzzzz , ilgililere duyurulur, hep yıllar sonra mı bize gelir böyle güzel fikirler ve ürünler, bıktık soluk beyazdan, dümdüz çirkin mavi ve pembelerden, biz de böyle cicili bicili ürünler istiyoruz öyle değil mi hanımlar ?

resimli-tuvalet-kagidi.jpg

Ortalıkta boş gezen poşet kalmasın !

İşte hanımlar bizim için altın değerinde olan araçlardan birtanesi :) Market alışverişlerinden sonra geriye kalan atmaya kıyamadığımız çünkü daha sonra çok ihtiyaç duyduğumuz plastik poşetler artık mutfak çekmecelerimizi, kapı kollarımızı, çamaşır odalarımızı işgal edemeyecek :) işte onları güzelce yutan ve gerektiğinde geri veren bir ünite ;)

posetlik.jpg

Okumak için çare tükenmez ;)

Tuvalette okuma meraklıları için bence oldukça güzel şık bir fikir, su tankından destek alan bu askı gayette iyi durmuş, koyun gazetenizi derginizi kitabınızı, okumaya hiiiiç ara vermeyin …

dergilik-klozet-icin.jpg

Klozet Sifonlarında Bile Fark Yaratmak…

http://functionalfineart.com

Sitesine tesadüfen gezerken rastladım, ve bu ayrıntı çok ilginç geldi bana :) Hiç aklınıza böyle bir fikir gelmiş miydi daha önce ? Demekki istendiği zaman hiç akla gelemeyecek noktalarda bile fark yaratabilmek mümkün :)

sifon-001.jpg

sifon-002.jpg

sifon-003.jpg

sifon-004.jpg

sifon-005.jpg

Çocuğunuza Verebileceklerinizin Sınırı Yok …

Çocuğunuza özel hayatı ve karakter oluşumunu çok güzel aşılayabileceğiniz bir fikir bu yatak.. Kendine ait bir dünyası bir düzeni olmasını sağlıyor, ayrıca o minicik ev o daha minicikken bile ona sorumluluk duygusunu öğretebilir, hem yatağını toplamasını, hem de açılan kapının ardındaki minik dolabında sakladıklarını düzenli tutmasını daha çok küçük bir yaşta öğrenmesi ona ileride oldukça fayda sağlıcaktır… Ben bu fikre bayıldım ;)

yatak-001.jpg

yatak-002.jpg

yatak-003.jpg

USB Koku Dağıtıcısı - USB Aroma/Fragrance Oil Burner

Bilgisayarın girmediği bir alan kalmadı diyebiliyoruz son günlerde, bu ürün gerçekten değişik bir ürün, artık bütün enerjiyi bilgisayardan alabilme hedefi, bir de laptoplara cazip eklentiler yaratabilme isteği ile yanıp tutuşan sevgili üreticiler şimdi de USB girişinden bağlanıp içine koyulan aroma ve yağı dışarıya mekana koku olarak verebilen bir koku dağıtıcısını satışa sunmuşlar ;)

usb-aroma-001.jpg

usb-aroma-002.jpg

usb-aroma-003.jpg

usb-aroma-004.jpg

usb-aroma-005.jpg

usb-aroma-006.jpg

 

Sonraki sayfa →

Related Posts Widget for Blogs by LinkWithin
Follow my blog with bloglovin